zekât Arapça
زكاة (zakāh)
Arapça 'arınma, artma, temizlenme' kökünden gelen sözcük, İslam hukuku terimi olarak 'malı arındıran zorunlu bağış' anlamıyla Türkçeye geçmiştir.
Gelişim Hattı
- Arami/İbrani: *zakā (arınmak, temiz olmak)
- Arapça: zakā (temizlendi, arttı, bereketlendi)
- Arapça: zakāh (arınma, şer'i vergi)
- Osmanlı Türkçesi: zekât (zekât)
- Türkçe: zekât
Yapısal Parçalanış
- z-k-w / z-k-y Kök fiil
- arınmak, gelişmek, artmak
- -āh Mastarlık/İsim eki
- eylem veya kavram adı
zakā (arınmak/artmak) + -āh → zakāh (arınma payı, malı arındıran vergi)
Anlam Evrimi
- Temizlenme, arınma ve çoğalma/bereketlenme
- Manevi ve dini olarak arınma
- İslam'da malın belirli bir kısmının ihtiyaç sahiplerine verilmesiyle yapılan zorunlu ibadet ve bağış
Türkçedeki İlk İzler
- Türkçede İslamiyet'in kabulünden itibaren, en geç Karahanlı Türkçesi metinlerinde (11. yüzyıl) görülür.
- Tarihsel metinlerde hem İslam'ın beş şartından biri olan mali ibadeti hem de genel anlamda dini arınmayı ifade eder.
Kökdaş Kelimeler
- müzekki
- Arapça aynı kökten; mahkemede tanıkların güvenirliğini ve temizliğini araştıran kişi.
- tezkiyet
- Arapça aynı kökten; arındırma, aklama, temiz çıkarma.