sanat Arapça
صنعة (ṣanˁa / ṣināˁa)
Türkçeye Arapçadan geçen kelime, yapmak, üretmek ve ustalıkla işlemek anlamına gelen ṣ-n-ˁ kökünden türemiştir. Başlangıçta zanaat ve el ustalığı anlamındayken zamanla estetik ve güzel sanatlar alanını da kapsayacak biçimde genişlemiştir.
Gelişim Hattı
- Arapça: ṣanaˁa (yaptı, üretti, imal etti)
- Arapça: ṣanˁa / ṣināˁa (ustalık, meslek, hüner, imalat)
- Osmanlı Türkçesi: ṣanˁat (zanaat, ustalık, hüner)
- Türkçe: sanat (estetik üretim, hüner)
Yapısal Parçalanış
- ṣ-n-ˁ Kök fiil
- yapmak, üretmek, imal etmek
- faˁla(t) / fiˁāla(t) Meslek ve eylem vezni
- bir eylemi ustalıkla ve meslek olarak yapma durumu
ṣanaˁa (yapmak, işlemek) kökünden türetilen masdar biçimi → ṣanˁa(t) (ustalık, sanat, hüner)
Anlam Evrimi
- El ustalığı, hüner ve işçilik
- Meslek, zanaat
- Estetik kaygıyla yapılan yaratıcı üretim, güzel sanatlar
Türkçedeki İlk İzler
- Türkçede en geç 14. yüzyıldan (Kısas-ı Enbiya, Mukaddimetü'l-Edeb vb.) itibaren hüner, ustalık ve meslek anlamında belgelenmiştir.
- Tanzimat döneminden itibaren Fransızca 'art' kavramının karşılığı olarak güzel sanatlar anlamında yaygınlaşmıştır.
Kökdaş Kelimeler
- Aynı Arapça kökün (ṣināˁa) halk ağzı ve Farsça üzerinden gelişmiş biçimi.
- Arapça ṣināˁa sözcüğünün çoğul biçimi olan ṣanāˀiˁ kelimesinden.
- Aynı kökten 'sanatla yapılmış, imal edilmiş' anlamında ism-i meful.
- Aynı kökten 'yapay, insan yapımı' anlamında nispet sıfatı.