sakat Arapça
سقط (saqaṭ)
Arapça 'düşmek, hata yapmak, değersizleşmek' anlamındaki saqaṭa kökünden türeyen ve 'düşen şey, kusur, artık, döküntü' anlamına gelen saqaṭ sözcüğünden Türkçeye geçmiştir.
Gelişim Hattı
- Arapça: saqaṭa (düştü, yanıldı, işe yaramaz oldu)
- Arapça: saqaṭ (düşüntü, kusur, artık, döküntü nesne)
- Osmanlı Türkçesi: saqaṭ (kusurlu, döküntü, eksik)
- Türkçe: sakat (bedence veya zihince engeli olan, bozuk, kusurlu)
Yapısal Parçalanış
- s-q-ṭ Kök fiil
- düşmek, değersizleşmek, kusurlu olmak
saqaṭa (düşmek) kökünden fa'al vezninde türetilen saqaṭ (düşen şey, ıskarta, kusur)
Anlam Evrimi
- Düşen şey, artık, döküntü
- Kusur, hata, eksiklik
- İşe yaramaz veya bozuk nesne
- Bedensel veya zihinsel işlev kaybı olan, engelli
Türkçedeki İlk İzler
- Osmanlı Türkçesinde en geç 14. yüzyıldan itibaren 'hata, kusur, döküntü' anlamıyla yazılı metinlerde yer almaktadır.
- Tarihsel metinlerde 'kelamda sakat olmak' gibi kullanımlarla doğrudan 'kusur ve hata' anlamında yaygın olarak kullanılmıştır.
Kökdaş Kelimeler
- Arapça isḳāṭ (düşürme) kelimesinden gelir; özellikle ıskat-ı salat (ölenin namaz/oruç borcunu düşürme) kavramında kullanılır.
- Arapça saqaṭ sözcüğünün çoğulu olan saqaṭāt (döküntüler, hayvanın kesilince atılan veya ikincil kalan organları) kelimesinden gelir.
- Kökdaş değildir ancak İtalyanca kökenli iskonto kavramı, Arapçadaki saqata (düşürmek) kavramı ile anlamsal benzerlik gösterir.