namaz Farsça
نماز (namāz)
Farsça 'namāz' (dua, ibadet, eğilerek selamlama) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Kökü Eski İranca ve Proto-Hint-Avrupa dilindeki 'eğilmek, hürmet etmek' köküne dayanır.
Gelişim Hattı
- Proto-Hint-Avrupa: *nem- (eğilmek, paylaştırmak)
- Avestaca: nəmah- (saygı, hürmet, eğilme)
- Pehlevice: namāz (eğilme, saygı gösterme, ibadet)
- Farsça: namāz (dua, İslam dinindeki ibadet eylemi)
- Osmanlı Türkçesi: namāz (İslamiyet'teki farz ibadet)
- Türkçe: namaz (namaz)
Anlam Evrimi
- Saygıyla eğilmek veya hürmet etmek
- Tanrıya karşı eğilerek ibadet etmek, dua etmek
- İslam dininde belirli hareket ve dualarla günde beş vakit icra edilen ibadet
Türkçedeki İlk İzler
- Türkçede İslami metinlerin çevrilmeye başlandığı 11. yüzyıldan (örneğin Kutadgu Bilig) itibaren düzenli olarak görülür.
- Eski Anadolu Türkçesinde de Arapça 'salāt' karşılığı olarak yaygın biçimde kullanılmıştır.
Kökdaş Kelimeler
- namaste
- Sanskritçe kökteş 'namas' (saygı, eğilme) kökünden gelen selamlama ifadesi.