muhakeme Arapça
محاكمة (muḥākama)
Türkçeye Arapçadaki muḥākama kelimesinden geçmiştir. Kelime, 'hüküm verme' ve 'yargılama' anlamına gelen ḥ-k-m kökünün III. babdaki masdarıdır.
Birbiriyle çatışan düşünceleri tartarak veya mahkemede tarafları dinleyerek bir karara varma süreci, akıl yürütme veya yargılama.
Gelişim Hattı
- Arapça: ḥakama (hükmetti, karar verdi)
- Arapça: ḥukm (hüküm, karar)
- Arapça: muḥākama (karşılıklı yargılama, muhakeme etme)
- Osmanlı Türkçesi: muḥākeme (akıl yürütme, mahkemede yargılama)
- Türkçe: muhakeme (akıl yürütme, yargılama)
Yapısal Parçalanış
- mu- Ön ek / kalıp göstergesi
- III. bab masdar türetim eki (Mufā'ala kalıbı)
- ḥ-k-m Ünsüz kök
- Hükmetmek, engel olmak, yargılamak
- -e Masdar eki
- Eylemin adı/masdarı
mu- + ḥ-k-m + -e → muḥākama (yargılama, karşılıklı hüküm verme eylemi)
Anlam Evrimi
- Mahkemede iki tarafı dinleyip yargılama yapma
- Akıl yürütme, düşünceleri karşılaştırıp doğru karara varma yetisi
Türkçedeki İlk İzler
- Osmanlı Türkçesi metinlerinde en geç 15. yüzyıldan itibaren görülür.
- Tarihsel metinlerde hem resmi hukuki yargılama hem de zihinsel 'akıl yürütme' anlamlarında kullanılmıştır.
Kökdaş Kelimeler
- hüküm
- Arapça aynı ḥ-k-m kökünden gelir; karar, yargı anlamına gelir.
- hakim
- Arapça aynı kökten türemiş olup hükmeden, yargıç demektir.
- mahkeme
- Arapça aynı kökten türeyen isim-i mekândır; yargılama yapılan yer anlamına gelir.
- hikmet
- Arapça aynı kökten türemiş olup bilgelik, derin sebep anlamına gelir.