minare Arapça
منارة (manāra/mināra)
Arapçada 'ateş veya ışık yakılan yer, fener' anlamına gelen manāra/mināra sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Kökü 'ışık, aydınlık olmak' veya 'ışık saçmak' anlamındaki n-w-r (nār/nūr) köküne dayanır.
Gelişim Hattı
- Ön Sami Dili: *nūr- / *nār- (ateş, ışık)
- Arapça: nār / nūr (ateş, ışık)
- Arapça: manāra(t) / mināra(t) (fener kulesi, ışıklık, ateş yakılan yer)
- Osmanlı Türkçesi: mināre (cami kulesi, fener kulesi)
- Türkçe: minare (camilerde ezan okunan kule)
Yapısal Parçalanış
- ma-/mi- Mekân ismi öneki (ism-i mekân)
- Bir eylemin veya şeyin yerini/aracını bildirir
- n-w-r (nār/nūr) Sami kök
- Ateş, ışık, aydınlık
- -at Dişillik eki
- Gramatikal dişillik / tekillik bildirir
ma- (yer eki) + nwr (ateş/ışık kökü) + -at → manāra(t) (ışık/ateş yeri, fener)
Anlam Evrimi
- Ateş veya ışık yakılan yüksek yer, işaret kulesi
- Deniz feneri veya gözetleme kulesi
- Camilerde ezan okunan ve uzaktan camiyi belirten yüksek kule
Türkçedeki İlk İzler
- Eski Anadolu Türkçesi ve Osmanlı Türkçesinde 14. yüzyıldan itibaren cami mimarisi bağlamında metinlerde görülür.
- Tarihsel metinlerde kimi zaman deniz feneri veya işaret kulesi (manār/minār) anlamında da kullanılmıştır.
Kökdaş Kelimeler
- Aynı n-w-r kökünden türemiş olup Arapçada 'ışık, aydınlık' anlamına gelir.
- Arapçada 'ateş' anlamında kullanılan ve n-w-r köküyle bağlantılı sözcük (meyve olan nardan farklıdır).
- Aynı kökün tef'îl babındaki edilgen sıfat-fiilinden 'ışıklandırılmış, aydın' anlamında türemiştir.
- Aynı kökten 'aydınlatmalar, ışıklandırma işleri' anlamına gelen çoğul terim.