izzet Arapça
عِزَّة (ˁizza[t])
Arapça ˁzz kökünden türeyen ve 'güçlü, değerli ve üstün olma' anlamına gelen 'ˁizza(t)' sözcüğünden Türkçeye geçmiştir.
Gelişim Hattı
- Arapça: ˁazza (güçlü ve üstün oldu, aziz oldu)
- Arapça: ˁizza(t) (büyüklük, ululuk, güç, şeref)
- Osmanlı Türkçesi: ˁizzet (değer, onur, yücelik)
- Türkçe: izzet
Yapısal Parçalanış
- ˁ-z-z Kök fiil
- Güçlü, değerli, yüce ve aziz olmak
- -a(t) İsimleşme eki (masdar biçimi)
- Durum, nitelik bildiren mastar eki
ˁzz (yüce/güçlü olmak) + -a(t) → ˁizza(t) (yücelik, saygınlık, değer)
Anlam Evrimi
- Güçlü, üstün ve yenilmez olma hali
- Değerlilik, azizlik, yücelik
- Saygınlık, onur, itibar
Türkçedeki İlk İzler
- Türkçede en geç 14. yüzyıldan (Eski Anadolu Türkçesi dönemi) itibaren metinlerde görülür.
- Tarihsel metinlerde genellikle 'izzet ü hürmet' veya 'izzet ü ikram' kalıpları içerisinde 'büyüklük, saygı ve itibar' anlamlarıyla kaydedilmiştir.
Kökdaş Kelimeler
- Aynı kökten gelen; değerli, yüce, saygıdeğer kimse anlamında sıfat.
- Aynı kökün II. babından (tef'îl) türeyen; aziz kılınmış, çok değerli ve kıymetli tutulan.
- ˁizzet (onur) ve nefs (öz benlik) sözcüklerinin tamlaması; öz saygı, haysiyet.