irfan Arapça
عِرفان ('irfān)
Kelime, Arapçada 'bilmek, tanımak, sezmek' anlamına gelen 'ʿ-r-f' kökünden türetilmiş bir mastardır. Türkçeye tasavvufi ve felsefi bağlamda derin kavrayış, sezgisel bilgi anlamıyla geçmiştir.
Gelişim Hattı
- Arapça: ʿarafa (bildi, tanıdı)
- Arapça: ʿirfān (bilme, anlama, sezgisel bilgi)
- Osmanlı Türkçesi: irfān (kavrayış, bilgelik, kültür)
- Türkçe: irfan (bilme, anlama, kültür, sezgi yoluyla edinilen derin bilgi)
Yapısal Parçalanış
- ʿ-r-f Sami/Arapça kök
- bilmek, tanımak
- fi'lān Mastarm vezni
- eylemin kendisi, soyut kavram yapma
ʿ-r-f (bilmek) + fi'lān vezni → ʿirfān (bilme, derin kavrayış)
Anlam Evrimi
- Tanımak, tecrübeyle bilmek
- Manevi ve sezgisel yolla edinilen derin bilgi (tasavvuf)
- Kültür, anlayış ve bilgelik düzeyi
Türkçedeki İlk İzler
- Türkçede en geç 14. yüzyıldan itibaren tasavvufi ve edebi metinlerde görülür.
- Eski Anadolu Türkçesi döneminde 'Hakk'ı ve hakikati bilme, marifet' anlamıyla kullanılmıştır.
Kökdaş Kelimeler
- ʿarafa kökünden türeyen, 'bilen, kavrayan, irfan sahibi' anlamına gelen etken ortaç.
- Aynı kökten gelen, 'ustalık, hüner, gizli bilgi' anlamındaki isim.
- Aynı kökten 'tef'īl' vezninde türeyen, 'tanıtma, niteleme' anlamına gelen mastar.
- Aynı kökten 'ifti'āl' vezninde türeyen, 'kendi aleyhine bildirme, tanıma' anlamındaki mastar.