ihlal Arapça
إخلال (iḫlāl)
Kelime, Arapça ḫ-l-l (bozmak, aksatmak, gevşetmek) kökünden türetilen ve if'āl vezninde bir mastar olan iḫlāl sözcüğünden Türkçeye geçmiştir.
Gelişim Hattı
- Arapça: ḫalla (bozdu, araladı, gevşetti)
- Arapça: iḫlāl (bozma, aksatma, halel getirme)
- Osmanlı Türkçesi: iḫlāl (bozma, fesada verme)
- Türkçe: ihlal (bir kurala, yasaya veya hakka uymama, çiğneme)
Yapısal Parçalanış
- i- -āl Vezin (if'āl kalıbı)
- Geçişlilik ve mastarlık anlamı katan kalıp
- ḫ-l-l Kök
- Bozmak, aralamak, noksanlaştırmak
ḫ-l-l kökünün if'āl veznine aktarılmasıyla → iḫlāl (bozma, aksatma, halel verme)
Anlam Evrimi
- Bir şeyi bozmak, düzenini aksatmak veya zarar vermek
- Kuralı, anlaşmayı, yasayı veya hakkı çiğnemek
Türkçedeki İlk İzler
- Osmanlı Türkçesi metinlerinde en geç 15. ve 16. yüzyıllardan itibaren 'asayişi veya düzeni bozma' bağlamında sıkça kaydedilmiştir.
- Cumhuriyet döneminde özellikle hukuk terminolojisinde 'bir kanun veya hakkı çiğneme' anlamında yerleşikleşmiştir.
Kökdaş Kelimeler
- Aynı kökten gelen ve 'bozukluk, zarar, eksiklik' anlamında kullanılan sözcük.
- Aynı kökten ifti'āl vezninde türetilmiş olup 'düzenin bozulması, karışıklık, devrim' anlamına gelir.
- Aynı kökten ism-i meful olup 'bozulmuş, aksamış' demektir (ör. aklı muhtel).