his Arapça
حسّ (ḥiss)
Arapça ḥassa (duyumsadı, algıladı) fiilinin masdarı olan ḥiss sözcüğünden Türkçeye geçmiştir.
Gelişim Hattı
- Arapça: ḥassa (duymak, algılamak, fark etmek)
- Arapça: ḥiss (duygu, duyu, algı)
- Osmanlı Türkçesi: his (duygu, duyu)
- Türkçe: his (duygu, sezgi)
Yapısal Parçalanış
- ḥ-s-s Samî kökü
- duyumsama, algılama, hissetme
ḥassa (duyumsadı) fiil kökünden türetilen masdar biçimi ḥiss
Anlam Evrimi
- Duyu organlarıyla algılama
- İçsel duygu, sezgi, his
Türkçedeki İlk İzler
- Eski Anadolu Türkçesi ve Osmanlı Türkçesi metinlerinde en geç 14. yüzyıldan itibaren görülür.
- İlk dönem metinlerinde hem beş duyu anlamında hem de genel duygu/sezgi anlamında kullanılmıştır.
Kökdaş Kelimeler
- Aynı kökle bağlantılı olmayıp Arapça ḳ-s-m / ḥ-ṣ-ṣ kökleriyle karıştırılmamalıdır; ancak 'hissiyat' ve 'hassas' doğrudan aynı 'ḥ-s-s' kökünden gelir.
- Arapça ḥ-s-s kökünden mübalağa bildiren sıfat; kolay etkilenen, duyarlı.
- Arapça ḥiss sözcüğünün çoğul biçimi; duygular, hisler.
- Genellikle karıştırılsa da 'hassa/mahsus' (özelleşme) kökünden gelir; his ile doğrudan kökdaş olan diğer biçim 'hisseli' değil 'hissikablelvuku' gibi birleşik yapılardır.