hazine Arapça
خَزِينَة (χazīna)
Arapça 'saklamak, depolamak' anlamına gelen χzn kökünden türeyen χazīna sözcüğünden Türkçeye geçmiştir.
Değerli eşyaların, altının veya paranın saklandığı yer ya da bu birikimlerin bütünü.
Gelişim Hattı
- Arapça: χazana (sakladı, biriktirdi)
- Arapça: χazīna (saklanan şey, depo, hazine)
- Osmanlı Türkçesi: hazīne (hazine, devlet maliyesi)
- Türkçe: hazine (hazine)
Yapısal Parçalanış
- χ-z-n Kök
- Saklamak, depolamak
- fa'īla Vezin
- Nesne veya yer ismi türeten vezin
χazana (saklamak) + fa'īla kalıbı → χazīna (saklanan şey/yer)
Anlam Evrimi
- Malların ve erzakın saklandığı depo veya kiler
- Devletin değerli eşyalarının ve parasının korunduğu vezne
- Büyük maddi veya manevi değer taşıyan birikimlerin bütünü
Türkçedeki İlk İzler
- Türkçede en geç 14. yüzyıldan itibaren yazılı eserlerde görülmeye başlanır.
- Osmanlı Türkçesinde hem devlet maliyesi (Hazine-i Hümayun) hem de kişisel birikimler için yaygın olarak kullanılmıştır.
Kökdaş Kelimeler
- hazne
- Aynı kökten türeyen ve bir şeyin toplandığı iç bölümü ifade eden kelime.
- mahzen
- Aynı kökten mekân ismi kalıbıyla türetilmiş yer altı deposu.