hayal Arapça
خيال (ḫayāl)
Kelime, Arapçada "gölge, imge, yansıma" anlamına gelen ḫayāl sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Kökü, nesnelerin gölgesi veya zihinde beliren görüntüsüyle ilişkilidir.
Gelişim Hattı
- Arapça: ḫayāl (gölge, imge, zihindeki görüntü)
- Osmanlı Türkçesi: hayāl (gölge, hayal, imge)
- Türkçe: hayal (zihinde tasarlanan şey, düş)
Yapısal Parçalanış
- ḫyl Kök
- Görünmek, gölge gibi belirmek, benzemek
Anlam Evrimi
- Gölge, aynadaki yansıma, imge
- Gözün önüne gelen silüet, karaltı
- Zihinde canlandırılan imge, düş
Türkçedeki İlk İzler
- Türkçede en geç 14. yüzyıldan itibaren yazılı metinlerde görülmeye başlar.
- Eski metinlerde hem "gölge/silüet" hem de "zihinsel imge" anlamlarında kullanılmıştır.
Kökdaş Kelimeler
- tahayyül
- Arapça aynı ḫyl kökünden türemiş olup "hayal etme, zihinde canlandırma" anlamına gelir.
- muhayyile
- Arapça aynı kökten gelir; "hayal etme gücü, imgelem" demektir.
- hayali
- Hayal kelimesine nisbet ekinin gelmesiyle türetilmiş, "gerçekte olmayan" veya Karagöz oynatıcısı anlamında kullanılır.