feyiz Arapça
فيض (fayḍ)
Kelime, Arapçada 'suyun taşması, akıp yayılması' anlamına gelen 'fyḍ' kökünden türemiş olup, Türkçeye mecazi olarak bolluk, bereket ve manevi aydınlanma/ilham anlamlarıyla geçmiştir.
Gelişim Hattı
- Arapça: fāḍa (taştı, aktı)
- Arapça: fayḍ (taşma, bolluk, fışkırma)
- Osmanlı Türkçesi: feyż (feyiz, bereket, manevi bolluk)
- Türkçe: feyiz (bolluk, bereket, manevi haz)
Yapısal Parçalanış
- f-y-ḍ Samî kökü
- Taşmak, akmak, fışkırmak
Anlam Evrimi
- Suyun ya da sıvının kabından taşması, coşup akması
- Bolluk, çokluk, bereket
- Tasavvufta ve edebiyatta ilahi feyz, manevi ilham ve aydınlanma
Türkçedeki İlk İzler
- Türkçede en geç 14. yüzyıldan (Eski Anadolu Türkçesi döneminden) itibaren metinlerde görülmeye başlanmıştır.
- Tarihsel metinlerde hem doğrudan bereket ve ihsan, hem de tasavvufi bağlamda manevi tesir ve nur anlamlarında kullanılmıştır.
Kökdaş Kelimeler
- Aynı Arapça kökten gelen ve 'su baskını, taşma, sel' anlamına gelen mastar biçimidir.
- Aynı kökten if'āl babında türetilmiş olup 'akıtma, taşırma' anlamına gelir.