damga Türkçe
tamga
Eski Türkçe tamġa (mühür, alamet, kızgın demirle vurulan işaret) sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe kökenli olup zamanla t > d ötümlüleşmesi yaşamıştır.
Gelişim Hattı
- Proto-Türkçe: *tam- (yakmak, kızdırmak) / *tamga
- Eski Türkçe: tamġa (mühür, nişan, kızgın demir işareti)
- Orta Türkçe: tamġa / damġa (mühür, gümrük vergisi pulu)
- Osmanlı Türkçesi: طمغه (damġa) (mühür, işaret, leke)
- Türkiye Türkçesi: damga (baskı aleti veya bıraktığı iz)
Yapısal Parçalanış
- tam- Kök fiil
- Yakmak, dağlamak, iz bırakmak (olasılıkla)
- -ga Fiilden isim yapım eki
- Fiilin sonucunda ortaya çıkan araç veya nesne
tam- (dağlamak/yakmak) + -ga → tamġa (kızgın demirle vurulan iz/mühür)
Anlam Evrimi
- Kızgın demirle hayvanlara veya nesnelere vurulan mülkiyet işareti
- Soy, boy veya hükümdarlık alameti, mühür
- Gümrük veya resmî harç işareti
- Bir nesnenin üzerine basılan iz veya mecazen kalıcı iz, leke
Türkçedeki İlk İzler
- Eski Türkçe dönemine ait Orhun Yazıtları ve Uygur metinlerinde 'tamġa' biçiminde mühür ve işaret anlamıyla belgelenmiştir.
- Divânu Lugâti't-Türk'te (11. yüzyıl) 'hakanın mührü ve alameti' olarak geçer.
- İlhanlı ve Osmanlı idari terminolojisinde resmî mühür ve belirli gümrük/harç vergilerini (tamga vergisi) adlandırmak için kullanılmıştır.
Kökdaş Kelimeler
- Damga isminden +la- ekiyle türetilmiş fiil biçimi.
- Eski Türk boy ve devlet işaretlerini ifade eden tarihî/terminolojik biçim.