ceza Arapça
جزاء (jazāʾ)
Arapça 'karşılık verme, mükâfat veya ceza verme' anlamındaki جزاء (jazāʾ) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Zamanla Türkçede sadece olumsuz karşılık (yaptırım) anlamı öne çıkmıştır.
Gelişim Hattı
- Ön Sami Dili: *gzy (karşılık vermek, ödemek)
- Arapça: jazā (karşılık vermek, ödül/ceza vermek)
- Arapça: jazāʾ (karşılık, bedel, mükâfat veya mücazat)
- Osmanlı Türkçesi: cezā (karşılık, yaptırım)
- Türkçe: ceza (suç veya uygunsuz davranış karşılığı uygulanan yaptırım)
Yapısal Parçalanış
- j-z-y Kök fiil
- karşılık vermek, bedelini ödemek
- faʻāl Vezin / Masdar kalıbı
- eylem adı türeten kalıp
jazā (karşılığını vermek) → jazāʾ (yapılanın karşılığı)
Anlam Evrimi
- Bir eylemin olumlu veya olumsuz karşılığı, bedeli
- Yapılan iyilik veya kötülüğün karşılığı (mükâfat veya mücazat)
- Yalnızca suç veya kusurlu davranış karşılığı uygulanan müeyyide
Türkçedeki İlk İzler
- Osmanlı Türkçesinde en geç 14. yüzyıldan itibaren hem 'karşılık/mükâfat' hem de 'müeyyide' anlamlarında görülür.
- Eski metinlerde 'cezā-yı hayr' (hayırlı karşılık/ödül) gibi ifadelerde olumlu anlamıyla da kullanılmıştır.
Kökdaş Kelimeler
- Arapça aynı kökten (j-z-y) türetilmiş olan ve cezalandırma anlamına gelen sözcük.
- Arapça aynı kökten gelen, bir karşılık veya bedel olarak alınan vergi türü.