cebir Arapça
جبر (jabr)
Türkçeye Arapçadaki 'jabr' (kırığı düzeltme, zorlama, tamamlama) sözcüğünden geçmiştir. El-Harezmi'nin ünlü matematik eseri sayesinde Batı dillerinde 'algebra'ya dönüşürken Türkçede 'cebir' biçimiyle korunmuştur.
Matematikte simgeler ve denklemlerle yapılan işlem dalı veya birine istemediği bir işi yaptırma, zorlama.
Gelişim Hattı
- Proto-Samî: *gbr (güçlü olmak, birleştirmek)
- Arapça: jabr (kırığı sarıp düzeltme, zorlama, eksik olanı tamamlama)
- Osmanlı Türkçesi: cebir (zorlama; denklemleri eşitleme bilimi)
- Türkçe: cebir (matematik dalı; zorlama)
Anlam Evrimi
- Kırılan kemiği yerine oturtup düzeltme
- Eksik olanı zorla tamamlama veya zorlama
- Denklemde eksik terimleri eşitleme ve tamamlama yöntemi
- Matematiksel disiplin adı (algebra) ve zorlama/baskı anlamı
Türkçedeki İlk İzler
- Türkçede 'zorlama, baskı' anlamıyla en geç 14. yüzyıldan itibaren (Aşık Paşa, Garib-name) görülür.
- Matematik terimi olarak kullanımı El-Harezmi'nin 'Kitâbü'l-Cebri ve'l-Mukâbele' eserinin etkisiyle İslam medeniyeti havzasında yaygınlaşmıştır.
Kökdaş Kelimeler
- mecbur
- Arapça aynı j-b-r kökünden türetilmiş olup 'cebedilmiş, zorlanmış' anlamına gelir.
- cebbar
- Arapça aynı kökten türeyen ve 'çok kudretli, zorba' anlamına gelen sıfat.
- ceberut
- Arapça j-b-r kökünden türetilmiş 'kudret, azamet, baskıcılık' anlamındaki sözcük.