Bir kelimenin kökenini merak ediyor musunuz?

cebir Arapça

جبر (jabr)

Türkçeye Arapçadaki 'jabr' (kırığı düzeltme, zorlama, tamamlama) sözcüğünden geçmiştir. El-Harezmi'nin ünlü matematik eseri sayesinde Batı dillerinde 'algebra'ya dönüşürken Türkçede 'cebir' biçimiyle korunmuştur.

Matematikte simgeler ve denklemlerle yapılan işlem dalı veya birine istemediği bir işi yaptırma, zorlama.

Gelişim Hattı

  1. Proto-Samî: *gbr (güçlü olmak, birleştirmek)
  2. Arapça: jabr (kırığı sarıp düzeltme, zorlama, eksik olanı tamamlama)
  3. Osmanlı Türkçesi: cebir (zorlama; denklemleri eşitleme bilimi)
  4. Türkçe: cebir (matematik dalı; zorlama)

Anlam Evrimi

  1. Kırılan kemiği yerine oturtup düzeltme
  2. Eksik olanı zorla tamamlama veya zorlama
  3. Denklemde eksik terimleri eşitleme ve tamamlama yöntemi
  4. Matematiksel disiplin adı (algebra) ve zorlama/baskı anlamı

Türkçedeki İlk İzler

  • Türkçede 'zorlama, baskı' anlamıyla en geç 14. yüzyıldan itibaren (Aşık Paşa, Garib-name) görülür.
  • Matematik terimi olarak kullanımı El-Harezmi'nin 'Kitâbü'l-Cebri ve'l-Mukâbele' eserinin etkisiyle İslam medeniyeti havzasında yaygınlaşmıştır.

Kökdaş Kelimeler

mecbur
Arapça aynı j-b-r kökünden türetilmiş olup 'cebedilmiş, zorlanmış' anlamına gelir.
cebbar
Arapça aynı kökten türeyen ve 'çok kudretli, zorba' anlamına gelen sıfat.
ceberut
Arapça j-b-r kökünden türetilmiş 'kudret, azamet, baskıcılık' anlamındaki sözcük.

Tartışma