bereket Arapça
بركة (baraka[t])
Kelime, Arapça b-r-k (diz çökmek, çökmek, sabit ve kalıcı olmak) kökünden türeyen ve "ilahi lütuf, bolluk, kut" anlamına gelen baraka(t) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir.
Gelişim Hattı
- Proto-Sami: *barak- (diz çökmek, kutsamak)
- Arapça: baraka (diz çöktü, yerleşti, sabit oldu)
- Arapça: barakat (ilahi lütuf, kutsallık, bolluk)
- Osmanlı Türkçesi: bereket (bolluk, kut, ilahi hayır)
- Türkçe: bereket
Yapısal Parçalanış
- b-r-k Kök fiil
- diz çökmek, bir yerde sabit kalmak, hayır getirmek
- -at İsim/mastar eki
- eylem adı, durum
baraka (kutsamak, yerleşmek) + -at (isim türetme eki) → barakat (kut, bolluk, ilahi lütuf)
Anlam Evrimi
- Devenin diz çöküp yere yerleşmesi/sabitlenmesi
- İlahi lütfun veya hayrın bir şeye yerleşmesi ve onda kalıcı olması
- Kutsallık, tanrısal kut ve lütuf
- Bolluk, gürlük, verimlilik
Türkçedeki İlk İzler
- Türkçede en geç 11. yüzyıldan (Kutadgu Bilig ve Divânu Lugâti't-Türk dönemi) itibaren İslami terim ve kavramlarla birlikte görülmeye başlanmıştır.
- Tarihsel metinlerde hem 'ilahi feyiz ve kut' hem de 'maddi bolluk ve çoğalma' anlamlarıyla yer almıştır.
Kökdaş Kelimeler
- mübarek
- Arapça aynı b-r-k kökünden türemiş olup 'bereketlendirilmiş, kutlu, hayırlı' anlamına gelir.
- tebrik
- Arapça b-r-k kökünden tef'īl vezninde türemiş olup 'bereket ve hayır dileme, kutlama' demektir.