bellek Türkçe
bellek
Eski Türkçe 'işaret, iz' anlamına gelen *bel kökünden türetilen 'belle- ' (zihne kazımak, öğrenmek) fiiline '-k' ekinin getirilmesiyle oluşturulmuştur.
Öğrenilen bilgileri, deneyimleri ve bunların geçmişle olan ilişkisini zihinde saklama gücü, hafıza.
Gelişim Hattı
- Proto-Türkçe: *bel (işaret, iz)
- Eski Türkçe: belle- (işaretlemek, zihne kazımak, öğrenmek)
- Türkiye Türkçesi: bellek (hafıza)
Yapısal Parçalanış
- belle- Türemiş Fiil
- Zihne kazımak, öğrenmek
- -k Fiilden İsim Yapım Eki
- Eylemin sonucunu veya yetisini oluşturan ek
belle- (zihne kazımak) + -k → bellek (hafıza)
Anlam Evrimi
- İşaret, iz koymak
- Zihne kazımak, öğrenmek
- Zihinsel kayıt alanı, hafıza
Türkçedeki İlk İzler
- Kökü oluşturan 'bel' ve 'belgü' biçimleri Eski Türkçe metinlerde 8. yüzyıldan itibaren belgelenmiştir.
- 'Bellek' biçimi Dil Devrimi sürecinde 'hafıza' terimine Türkçe karşılık olarak yaygınlaştırılmıştır.
Kökdaş Kelimeler
- belge
- Aynı kökten gelir; bir durumu kanıtlayan iz, işaret veya yazılı metin.
- belirti
- Aynı kökten gelir; bir şeyin varlığını gösteren iz veya işaret.