Hangi kelimenin kökenini merak ediyorsunuz?

arif Arapça

عارف (`ārif)

Arapça 'bilmek, tanımak, sezmek' anlamına gelen 'ˁ-r-f' kökünden türetilmiş etken ortaçtır. Türkçeye İslam felsefesi ve tasavvufi düşünce yoluyla geçmiştir.

Gelişim Hattı

  1. Arapça: ˁarafa (bildi, tanıdı, vakıf oldu)
  2. Arapça: `ārif (bilen, tanıyan, sezgili, irfan sahibi)
  3. Osmanlı Türkçesi: `ārif (irfan sahibi, sezgisi güçlü, bilge)
  4. Türkçe: arif (bilgili, anlayışlı, sezgisi güçlü kimse)

Yapısal Parçalanış

ˁ-r-f Sami/Arapça kök
bilmek, tanımak, idrak etmek
fāˁil kalıbı Etken ortaç kalıbı
eylemi yapan (bilen, anlayan)

ˁarafa (bilmek) fiilinden fāˁil kalıbıyla türetilen `ārif (bilen, idrak eden)

Anlam Evrimi

  1. Bilen, tanıyan, ayırt eden
  2. Görünenin ardındaki gerçeği sezgi ve içgörüyle kavrayan (tasavvufi anlam)
  3. Anlayışlı, sezgisi güçlü, kavrayışlı kimse

Türkçedeki İlk İzler

  • Türkçede en geç 14. yüzyıl Anadolu Türkçesi metinlerinden (ör. Aşık Paşa'nın Garib-nâme'si) itibaren tasavvufi ve ahlaki bağlamda tanıklanır.
  • Tarihsel metinlerde hem genel anlamıyla 'bilgili kimse' hem de tasavvuf terimi olarak 'marifetullah mertebesine erişmiş sufi' anlamında kullanılmıştır.

Kökdaş Kelimeler

Aynı ˁ-r-f kökünden gelen ve sezgisel/derin bilgi anlamına gelen mastar.
Aynı kökten türeyen bilgi, ustalık ve beceri anlamındaki isim.
Aynı kökün tef'îl babından türeyen ve tanıtma, tanımlama anlamına gelen biçimi.
Aynı kökün ifti'āl babından türeyen ve bilip ikrar etme anlamına gelen biçimi.
Aynı kökten türeyip toplumca bilinen, tanınan ve kabul gören adet anlamını taşıyan isim.

Tartışma