amir Arapça
آمر (āmir)
Arapça 'emretti, buyurdu' anlamına gelen 'amara' (أمر) fiilinin etken sıfat-fiil (fail) biçimi olan 'āmir' sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. 'Buyuran, emir veren kişi veya üst makam' anlamını taşır.
Gelişim Hattı
- Ön Sami Dili: *ʔmr (söylemek, buyurmak)
- Arapça: amara (buyurdu, emretti)
- Arapça: āmir (buyuran, emir veren)
- Osmanlı Türkçesi: āmir (emir veren, yönetici, üst)
- Türkçe: amir (üst, buyurma yetkisi olan kimse)
Yapısal Parçalanış
- ʔ-m-r Kök fiil
- buyurmak, emretmek
- fāˁil kalıbı (ā-i-) Türetme kalıbı
- eylemi gerçekleştiren (etken sıfat-fiil/özne)
amara (emretti) → āmir (emir veren, buyuran)
Anlam Evrimi
- Söyleyen / buyuran kişi
- Emir verme yetkisine sahip yetkili veya yönetici
- Bir işte emir ve denetleme yetkisi bulunan üst
Türkçedeki İlk İzler
- Osmanlı Türkçesinde en geç 14. yüzyıldan itibaren yazılı metinlerde tespit edilmektedir.
- Tarihsel metinlerde hem doğrudan 'buyruk veren kişi' hem de idari bir unvan olarak sıklıkla 'memur' kelimesinin zıttı veya üstü bağlamında kullanılmıştır.
Kökdaş Kelimeler
- Arapça aynı 'ʔ-m-r' kökünden türeyen 'amr' (buyruk, talimat) sözcüğünden gelir.
- Aynı kökün mef'ûl (edilgen sıfat-fiil) biçimi 'ma'mūr' olup 'kendisine emir verilen, görevli kişi' demektir.
- Arapça 'amr' kelimesinin çoğulu olan 'umūr' (işler, buyruklar) biçiminden gelir.
- Arapça 'emīr' kelimesinin çoğulu olup 'amirler, beyler' anlamına gelir.