aşk Arapça
عشق (ʿışḳ)
Kelime, Arapçada sarmaşık gibi sarıp sarmalama ve aşırı sevgi anlamlarına gelen ʿ-ş-ḳ kökünden türemiştir. Türkçeye Osmanlı Türkçesi vasıtasıyla geçmiştir.
Gelişim Hattı
- Arapça: ʿaşaqa (sarmaşık gibi sardı, tutuldu)
- Arapça: ʿışq (aşırı sevgi, tutku)
- Farsça: ʿeşq (aşk, sevgi)
- Osmanlı Türkçesi: ʿaşk (aşk, derin sevgi)
- Türkçe: aşk
Yapısal Parçalanış
- ʿ-ş-ḳ Sami kök harfleri
- Sarmaşık gibi sarılmak, aşırı düşkün olmak
- fiʿl Vezin (masdar kalıbı)
- Eylem veya hal ismi oluşturan mastar
ʿ-ş-ḳ (kök) + fiʿl vezni → ʿışḳ (aşırı sevgi/tutku)
Anlam Evrimi
- Sarmaşık gibi bir şeyi sarıp kurutma / sarılma
- Kişiyi bütünüyle kuşatan aşırı düşkünlük ve tutku
- Derin ve coşkulu sevgi bağı, aşk
Türkçedeki İlk İzler
- Türkçede en geç 14. yüzyılın başlarında, Eski Anadolu Türkçesi dönemine ait metinlerde ve divan şiirinde yaygın olarak belgelenmiştir.
- Tasavvufi metinlerde ilahi sevgiyi (aşk-ı hakiki) anlatmak üzere merkezî bir kavram olarak kullanılmıştır.
Kökdaş Kelimeler
- âşık
- Aynı kökten türeyen etken ortaç; birine tutkuyla bağlı olan, seven kimse.
- maşuk
- Aynı kökten türeyen edilgen ortaç; kendisine âşık olunan kimse, sevgili.